Türkiye'de Mobilya Mağazacılığı - Mobilya Takip
Blog »

Türkiye'de Mobilya Mağazacılığı

Türkiye'de Mobilya Mağazacılığı

Mobilya Mağazaları Nasıl Yönetiliyor?

Mobilya Mağazalarına baktığımızda, büyük küçük fark etmeksizin doğru hamleleri yapanların büyümeye ve işlerini ilerletmeye devam ederken, yanlışlarında ısrar edenlerin ise yok olup gittiğini görüyoruz. TÜİK’e göre mobilya sektöründeki firmaların ortalama yaşam ömrü 7 yıl. Yani Türkiye’de kurulan mobilya firmaları ortalama 7 yıl sonra kapanıyor veya el değiştiriyor. 

Hiçbir başarı tesadüf veya şans değildir. 

Bu yazımızda, MobilyaTakip’in geliştirme ve pazarlama çalışmaları sırasında 500‘den fazla firma ile yüz yüze yaptığımız görüşmelerden edindiğimiz tecrübeleri siz değerli firmalara aktarmaya çalışacağız. Biz, bizimle çalışan her firmayı bir adım değil, birkaç adım ileri götürmeyi kendimize görev edinmiş bir ekibiz ve bu yolda devam edeceğiz. Bir mobilya mağazasının etkin bir şekilde yönetilmesi için gereken adımları şu şekilde inceleyebiliriz:

1. Düzenli Toplantılar Mağazanızda veya fabrikanızda aylık-haftalık toplantılar yapıyor musunuz? 

Eğer yapmıyorsanız bu durum sizin için ciddi bir dezavantaja dönüşebilir. İşlerinizin iyi gitmesini istiyorsanız, firmanızdaki çalışanlarla düzenli toplantılar yapmaya gayret gösterin. Ayrıca bunu gereksiz, rutin bir işlem olarak da görmeyin. Toplantılarınızda çalışanlarınızı, görüşlerini özgürce dile getirmesi için teşvik edin. Unutmayın, bugünü düne eşit olan zarardadır. Toplantı yapmak bizim ülkemizde işi geçiştirmek ya da çalışmamakla eş değer tutulur. Bu, yapılan toplantıların verimsizliğine bir gönderme olabilir belki ama düzenli toplantılar asla gereksiz değildir. Toplantıları daha verimli kılmak ise sizin elinizde. Uzun toplantılardan sıkılan bir üst düzey yöneticinin, kullandığı toplantı salonunda sandalye bulundurmadığı duyulmuş bir şey. Kısa, öz ve belirli konular üzerine yoğunlaşan, belli bir gündemi olan düzenli toplantılar her zaman faydalıdır.

2. Mobilya Mağazanızdaki veya Fabrikanızdaki Düzenli Toplantılarınızın Konuları Neler Olabilir?

• Her toplantıda o hafta veya ayda gerçekleştirilen teslimatları tartışın. Hepsinin isim isim üzerinden geçin. MobilyaTakip size bu konuda zaten detaylı rapor tutma imkânı veriyor. Yapılan satışları, teslimatları raporlayın, tek tek inceleyin.

• Bir sonraki hafta yapılacak teslimatları değerlendirerek, üzerinden geçin.

• Ayda bir, MobilyaTakip’ten SSH listenizi çekin. En çok SSH çıkaran ürünleri, üreticileri inceleyin. Gerekiyorsa onları uyarın.

• Teslimatçıların saçına, tıraşına dikkat edin. Giymeleri için mümkünse bir forma veya iş yeleği yaptırın, markanızı her daim ön plana çıkarın.

• Teslimatçılarınıza göre SSH’lerin dağılımının raporunu MobilyaTakip’ten alarak, inceleyin. Hangi teslimatçının daha çok SSH çıkardığına bakarak, gerektiğinde teslimatçılarınızı uyarın.

• MobilyaTakip’ten verdiğiniz tekliflerin raporlarını alın ve üzerinde tartışın. Müşterinin ilgisi nereye kayıyor, değerlendirin.

• Gelişim alanlarınızı tespit edin. Firmanızı nesnel bir gözle eleştirmeye çalışın. Satış Sonrası Hizmetiniz mi kötü? Mağaza ortamı nasıl? Montaj hizmetiyle ilgili bir sıkıntı mı var? Bunlar üzerinde düşünerek, hatalarınızı ve geliştirebileceğiniz hususları doğru değerlendirin.

• MobilyaTakip’ten müşterilere verdiğiniz tekliflerin tamamını raporlayarak, adım adım gözden geçirin. Bulunduğunuz bölgedeki potansiyeli tartın, siz bu pastadan ne kadar pay alıyorsunuz, inceleyin.

3. Matematiksel Davranın. Unutmayın, Matematik Hata Yapmaz.

Kâğıtla, defterle ve belki excel programıyla çalışmaya alışmış bir sektörde olabilirsiniz. Ancak MobilyaTakip kullanmaya başladıysanız, işlerin artık bu şekilde devam etmeyeceğini anlamışsınızdır. Beri yandan, henüz MobilyaTakip’e geçmediyseniz size önerimiz, tabii ki ilk ay ücretsiz kampanyamızdan faydalanmanız ve programımızı hemen deneyip görmeniz. En iyi öğretmen müşteridir, sizden alışveriş yapmış olsun ya da olmasın. “Bu ay satışlar az” veya “Bu çok satıyor” gibi cümleler kurmayın. Matematiksel yaklaşın, detaylı rapor alın. Bir bilgisayar programı kullanmıyorsanız bu raporları kendiniz hazırlamanız gerekecek. Eğer MobilyaTakip kullanıyorsanız zaten bütün raporlar size sadece bir tık uzakta olacak. Bunu yapmıyorsanız maalesef kaybetmeye mahkumsunuz. Microsoft’un sahibi Bill Gates, “İflas Microsoft’a her zaman bir yıl uzaktadır” diyor. Buradan anlamamız gereken şey şu; dünyanın en zengin insanı bile yapacağı bir hatanın bir yıl içinde firmasını batırabileceğinin bilinciyle hareket ediyor. Siz de doğruları yapmaya gayret edin. İş yaşamında başarılı olmanın elbette tek bir kuralı yok, ancak hem matematiksel olmak, hem de matematiksel değerlendirmek, bu kuralların en başında geliyor.

4. Büyümek Ne Demek? Anlayın ve Doğru Analiz edin. 

Mobilya Sektörü düzenli olarak zamların yapıldığı ve fiyat artışlarının sıkça gündeme geldiği bir sektör. Her yıl %20-30 civarında maliyetleriniz artarken acaba satışlarınız ne oranda artmalı ki büyüme olarak değerlendirilebilsin. Bu nokta oldukça önemli. Satış hacminiz zaten artmak zorunda, çünkü aynı adette satsanız bile ürün zamlandığı için cironuz da artacak. Peki ya kârlılık? Bir benzin istasyonu düşünün. Ayda yaklaşık 10 Milyon ciro yapıyor diyelim, eline kalan belki bunun binde biri. Buna pazarlamada “jilet kârlılık” deniyor. Çünkü elinizden ciddi ciro geçer ama kârlılık, jilet gibi ancak o bütünden kazınan kadardır, dolayısıyla bir anlamı olmaz. Sonuç olarak, işiniz büyüyorsa cironuzun da artması doğal ancak yeterli değil. Satış adedinizin ve müşteri sayınızın da artması gerekir. Ayrıca bu artışların, yıllık zamların üzerinde olması gerekir ki, reel olarak işiniz gerçekten büyüsün. Yoksa ilk yıl 3 kişiye 10 TL’lik bir ürün satarak 30 TL kazanıp, aynı ürün 15 TL olunca ikinci yıl yine 3 kişiye satıp 45 TL kazanarak büyüdüğünüzü düşünemezsiniz. Bu durum büyüdüğünüzü değil, yalnızca sattığınız ürün zamlandığı için cironuzun büyüdüğünü gösterir. Bu durumu değerlendirebilmek için, MobilyaTakip’ten düzenli olarak rapor alarak inceleyin. Eğer bir program kullanmıyorsanız da, bilgisayarınızda bu raporları detaylıca kendiniz hazırlayın ve üzerinde çalışın.

5. Bir Şubeyle Elde ettiğiniz Ciroyu, Yeni Şubeler Açarak Katlayacağınızı Düşünmek Ne Kadar Doğru?

Güzel bir iş kurdunuz. Mağazanız belli bir noktaya geldi ve artık yeni bir şube ile cironuzu iki ya da üç katına çıkarmak istiyorsunuz. Orda durun işte! İyi bir analiz yapmadıysanız, iki katına çıkacağının garantisi olan tek şey maliyetlerinizdir. Büyümeden önce insanların neden sizden alışveriş yaptıklarını iyi anlayın, çünkü yeni şube demek yeni satışlar değil, sadece yeni bir lokasyon demektir. Cironun artması demek hiç değildir. Siz bir yere gitmeden adınız önden gitmiyorsa, elinizdeki müşteri portföyü kayıtlı değilse, analiz yapamıyorsanız şube açmayı düşünmeyin. 6 ay geç olsa da, iyice analiz ettikten sonra girişin bu işe. Müşterilerinizle sohbet edin, neden sizi tercih ettiklerini, markanızı nereden duyduklarını sorun onlara. Eğer çoğu “Geçerken uğradık” gibi yanıtlar veriyorsa, şube açmayın. Yeni şubeye de birilerinin “geçerken uğrayacağı”nın garantisi yok çünkü. Eğer illa bir şube açacaksanız da, öncelikle sosyal medya şubenizi açın. Sosyal medyayı doğru kullanmayı bilirseniz, yalnızca “geçerken uğramayacak”, aynı zamanda markanıza ve mağazanıza sadık kalacak müşteriler de kazanabilirsiniz. Elbette tespitlerimizin kesin doğrular olduğunu söyleyemeyiz, ancak bu düşüncelerimizin aylar süren ziyaretlerimizden edindiğimiz tecrübelere dayandığını hatırlatmak isteriz. 

6. Mağaza Atmosferi ve Ambiyansı Nasıl?

Unutmayın, şeytan ayrıntıda gizlidir. Her radyo aynı şarkıyı çalar ama bizler bir radyoyu dinleriz. Demek ki aynı ürünü sunuyor olmak başka şey, ürünü bir hizmet ve marka adı altında sunmak başka şey. İlk olarak, mağazanızın ambiyansı sunduğunuz ürünle uyumlu olmalıdır. Nasıl ki Apple mağazasının bir dokusu vardır. Tüm dünyada sizi herhangi bir mağazaya götürseler ve tahmin etmenizi isteseler herhalde en kolay tahmini, bir Apple mağazasında yaparsınız. Diyelim muhteşem bir mağaza yaptınız, peki ya içerisi nasıl? Akvaryumun şekli değişince su temizlenir mi? Temizlenmez elbette. Dolayısıyla işleriniz kötü gidiyor diye de mağaza dekorasyonunuz değişmemelidir. İşlerinizin daha iyi olması için mağaza dekorasyonu yenilenir. İşleriniz kötü gidiyorsa bilin ki en son ve en az suçlu dekorasyondur genel olarak. 

Devamı bir sonraki yazımızda...